31 Aralık 2014

Yeni Yılın İlk Gününe Mutlu Bir Sindirim Sistemi ile Girin

Yılbaşı sofraları her zaman şölen yemeği gibi hazırlanır...
Ailelerimiz, sevdiklerimiz ve sevenlerimizle geçirdiğimiz bu özel günde, yemeğin dozu genellikle kaçırılır ve şiş bir karınla yeni yıla girilir.
Ancak sağlıklı beslenme alışkanlıklarını, ölçülü ve dengeli beslenme kurallarını bir gece de olsa bir tarafa bırakmak doğru değil. Abur cubur ve çok karışık yemenin bedeli, yeni yılın ilk gününe gaz şikayeti, şişkinlik, sindirim sistemi rahatsızlığı ile başlamak olmasın. 
Gastroentoroloji  Uzmanı Doç. Dr. Binnur Şimşek yılbaşı ve sonrasında mutlu bir sindirim sistemi için, sağlık tüyoları veriyor.

- Yılbaşı öncesinde, güne bol su içerek başlayın. 
- Akşama çok bol yemek düşüncesiyle, kahvaltıyı atlamayın. 
- Gün içerisinde 8-10 bardak yani ortalama 2- 2,5 litre su tüketin. 
- Öğle yemeğinde lif içeriği yüksek besinleri tercih edin.  
- Öğün atlamadan 2- 3 saat aralıklar ile az az ama besin ögeleri bakımından kaliteli ara öğünler tüketin. Yılbaşı yemeğinde ızgaralar, fırında, haşlama veya buğulama yöntemleri ile pişirilmiş besinleri seçmeniz, hindi veya tavuk yiyecekseniz beyaz kısımlarını derisiz olarak tüketmeniz uygun olacaktır. Mezelerden ise çok yağlı ve bol baharatlı olmayan ve mayonez ilave edilmemiş yiyecekler sindirim sisteminizi yormaz. Et grubu seçeneğinizin hemen yanına alacağınız buharda pişirilmiş veya sote edilmiş sebzeler bağırsaklarınızı korur. 
- Yılbaşı sofralarının vazgeçilmezlerinden olan iç pilav tüketimini sınırlandırmanız doğru yaklaşım olacaktır. 
- Yeni yılın hep ağız tadı ile geçmesi düşüncesi ile yiyeceğiniz sütlü tatlı veya meyve tatlıları gecenizin yıldızları olabilirler. 
- Alkol içecekseniz, mutlaka kaliteli protein içeriği olan yoğurtlu mezelerle ve az yağlı peynirlerle yapmaya çalışın. Sağlıklı beslenme alışkanlıkları içerisinde erkeklerin 2 kadeh, kadınların ise 1 kadehten fazla alkol içmemeleri ve alkol içeriği daha düşük olan içecekleri tercih etmeleri önerilir.

Yılbaşı ertesi için öneriler 
Çoğu zaman yeni yılın ilk gününün bir bölümünü uykuda geçirmek gibi bir kötü alışkanlığımız olmakta, geç saatlere dek beslenip, sonrasında da uykuya dalmaktayız. Aslında yeni günü daha enerjik karşılamak mümkün. 

1. Çok fazla tüketim yaptığınızı düşünüyorsanız güne bol su içerek başlamalısınız.
2. Sabah kahvaltınızda yağsız yoğurt, 2- 3 dilim ananas ve 1- 2 ceviz tüketebilirsiniz. Gün içerisinde su tüketiminizi arttırabilir, papatya, melisa, adaçayı, ıhlamur gibi bitki çayları içebilirsiniz.
3. Hafif tempolu yürüyüşler yapabilir metabolizmanızın canlanmanızı vücudunuzdan toksinlerin uzaklaşmasını sağlayabilirsiniz.
4. Öğle ve akşam yemeklerinde ise sebze yemekleri ile yoğurt veya cacık tüketmek de yine sağlıklı bir yıla başlamanıza yardımcı olacaktır.
5. Ara öğünleri mutlaka yapmalı, günü ılık bir duş alarak tamamlamalısınız. 


Herkese şimdiden güzel yıllar dilerim.:)


instagram: motionismyemotion

29 Aralık 2014

İzledim | Film: Predestination

Predestination

Yapım:2014 - ABD
Tür: Macera - Bilim Kurgu
Süre: 97 Dak.
Yönetmen:  Spierig Kardeşler // Michael Spierig & Peter Spierig
Oyuncular:  Ethan Hawke, Sarah Nook, Noah Taylor
Senaryo:  Spierig Kardeşler

IMDB Puanı: 7,5 / 10

Zaman yolcusu bir ajanın son görevinde "Fizzy Bomber" lakaplı bombacıyı bulmasının hikayesi.

MimE Notu: Detaylara dikkat edenlerin 20. dakikadan itibaren senaryoyu çözebilecekleri bir film. Zaten filmi laylaylom izlemeye çalışırsanız, senaryodan tamamen kopacağınızı ve çok sıkılacağınızı düşünüyorum. Bir oradan bir buradan dolanan, karışık bir film. 
Sonunun da beni tatmin etmediğini eklemem lazım sanırım.
İlla izlemeli misiniz?
O kadar çok izlenesi film varken, bence hayır.

:) 


instagram: @motionismyemotion

24 Aralık 2014

Okudum | Aldatmak - Paulo Coelho

Okuyup, üstelik de sindirip yazmayı unuttuklarımdan....


Yazar: Paulo Coelho
Orijinal İsim: Adultério
Orijinal Dil: Portekizce
Orijinal Dilinden Çeviren: Emrah İmre
Yayınevi: Can Yayınları

Kitabın dili çok basit. Buna karşılık hikayesi çok ağır, sindirmek için bazı detayları birkaç kez okumak gerekiyor.

Hikaye samimi ve güzel. 

30'lu yaşlarında, evli, çocuklu ve kariyer sahibi bir kadının sevgiyi ve kendini bulma "çabası"...






Kitaptan:

"...yaşadığım sokak, sokak lambaları, şu an içinde bulunduğum ev, salondaki mobilyalar, bir gün hepsi ortadan kaybolacak... tıpkı bedenim gibi. Ama bir şey var ki kainatın ruhunda iz bırakacak: sevgim."

23 Aralık 2014

Oje Günlükleri #4

Çok severek kullandığım ve Pastel'in şahane bir ton yakaladığına inandığım muhteşem MOR ojesi, nam-ı diğer 49 numara!
İlk katta kesinlikle değer bulmayan renk, ikinci kat ile birlikte şişedeki ile aynı renge bürünüyor.


instagram: anlamiko


16 Aralık 2014

15 Aralık 2014

Gezi Notları | Belgrad - Sırbistan - 2

Yeme ve içmeden ibaret Belgrad gezimizin 2. ve son bölümü ile tekrar karşınızdayım.

2. günün öğleden sonrasında az biraz tatlıya aş erince Belgrad'a gitmeden önce bulduğum Mama's Biscuit House'a uğramak farz oldu.

Biz pastahane gibi bir yer bulacağımızı düşünürken, resmen bir pub bulduk.
Kendi zevkime göre en cici bulduğum şekerlemeleri -biraz da korkuyla- aldım. Yemeden önce şekerlemelerin üzerindeki renklendirme ve şekillendirmeleri pasta şekerinden yapılmış sanmıştım ama büyük bir yanılgıya düşmüşüm. Hepsi bildiğimiz çikolataydı! Ve bu lezzet silsilelerinin kiminin içinde marzipan yani badem ezmesi, kiminin içinde browni, kiminin içinde de kestane şekeri vardı.

Belgrad'da ne yesem diye soracak olursanız, 2. işaret edeceğim nokta kesinlikle burası olacaktır!



Gelelim akşam yemeğine ve herkesin öve öve bitiremediği Dva Jelena Restaurant'a...




Dışarıdan görüldüğü üzere otantik bir restoran. İçi de aynı dışı gibi... Siz yemek yerken 5 - 6 kişiden oluşan ekip müzik çalıyor ve şarkı söylüyor. Sanmayın ki bizim meyhanelerdeki gibi bahşiş almak için kulağınızın dibinde çalsın, hiç öyle bir durum yok. İstek şarkın varsa, söylüyor ve gidiyor.

Yemekleri ise abartıldığı kadar güzel değil ve Belgrad'a göre biraz daha fazla hesap ödeyerek masadan kalkıyorsunuz.


Arkadaşlarımız akıllılık ederek meze siparişlerimizin yanına tavuk ve etten oluşan bir tabak söylediler. B. ve ben ise okuduklarımızdan hareket ile Karajorjeva söyledik. Büyük hata etmişiz, kızartılmış domuz eti bize göre değilmiş. Ben zaten durumumdan mütevellit kokusundan yiyemedim (bkz: sağ üst köşe), B. de tadı ne kadar güzel olursa olsun kokusuna dayanamadı ve bıraktı.

3. günün sabahında kahvaltı için yine otantik bir havası bulunan Question Mark'ı tercih ettik. Girişinde sakın yazı ile aramayın, sadece bir "soru işareti" var.:)
-Hepimiz oraya giderken o kadar acıkmışız ki; dışarıdan fotoğraflamayı unutmuşuz.-
Buranın da fiyatları yine Belgrad'a göre biraz pahalı... 
Ama her Belgrad restoranında olduğu gibi son derece lezzetli ekmekleri var ve porsiyonları da oldukça büyük. Bir de gerçekten şekersiz ve doğal limonata severseniz, burayı da seveceksiniz demektir.

Kahvaltıyı biraz kaçırmış olacağız ki, gün içerisinde içilen biraların, kahvelerin de etkisi ile akşama kadar pek acıkılmadı.


Bisküvili iced latte.
İlk başta kaşık çok komik gelmişti ama içinde yoğun bisküvi katmanı olunca kaşık mecburi araç oldu:)

Akşam yemeği olarak B. ve ben evimizin yakınındaki Burekdzinica Sarajevo'ya gittik. Ispanaklı, kıymalı, peynirli vb. çeşitleri olan böreklerin yanında jogurt içtik. Jogurt süzme yoğurdun hafif sulusu gibi ve çok lezzetli. O jogurttan her gün olsa hiç bıkmadan içerim sanırım.

Hatta böreği o kadar beğendik ki; ertesi gün havaalanına gitmeden önce kahvaltımızı yine börekçiden yaptık.

Bir tatil daha böyle bitti... Darısı diğerlerinin başına.

:)

Küçük Prens Geliyor

Geçtiğimiz hafta sosyal medyadan aldığım en güzel haber!

7 Ekim 2015 itibari ile Küçük Prens / Le Petit Prince / The Little Prince'e kavuşuyoruz.

Trailerı bile şahane!



Nasıl bir Küçük Prens hayranı olduğumu henüz bilmeyenler buraya lütfen:)

İçinizdeki Küçük Prens'ten hiç ayrılmamanız dileklerimle...