29 Ağustos 2014

Temiz Beslenme | Clean Eating Nedir?

Aslında "Temiz Beslenme" yazısını blogumu açtığım Mayıs ayından beri yazmak istiyordum ama nedendir bilinmez bu zamana kadar sarktı.

Daha önce de söylemiştim, ben "sağlıklı beslenme takıntısı" olan bir insanım. 1.5 yıldan beri de temiz beslenmeye ve beslenme tercihlerimi bu yönde geliştirmeye çalışıyorum.


Temiz Beslenme | Clean Eating nedir?


En yalın ifade ile temiz beslenme mümkün olduğunca doğal besinler tüketmek anlamına geliyor. Yani rafine, işlenmiş ve ambalajlı ürünleri beslenme düzeninizden çıkartıp, o besinlerin yerini taze ve doğal gıdalar ile değiştirmeniz gerekiyor.

İlk başta kulağa ürkütücü geldiğinin farkındayım. Hele yemeğe alıştığımız lezzetli ama yapay gıdaları bırakıp tamamen doğal bir beslenme düzenine geçmek gerçekten çok zor. 
Ama imkansız değil.

İnsanoğlu her şeye alışmıyor mu? Neden vücudumuz da alışmasın? Tek ihtiyacımız olan şey biraz direnç... sonrası inanın çorap söküğü gibi geliyor.

Ben şahsen temiz beslenme düzenine geçtiğim günden beri kendimi daha iyi hissediyorum. Yıllardır yaptığım sporun etkilerini artık gözle görülür şekilde görmeye başladığımı ya da spor esnasındaki dayanıklılığımın % 100 oranında arttığını bilmem söylememe gerek var mı? Kısacası daha sağlıklı hissediyorum ve daha iyi görünüyorum.

MimE'ın Temiz Beslenme | Clean Eating Adımları

1. Güne sağlıklı bir kahvaltı ile başlamak: Atlanmaması gereken, en önemli öğün.
2. Günde 5 - 6 öğün beslenmek: 3 ana, 2 ara öğün olarak beslenmeye özen gösteriyorum. Amaç sürekli yemek yiyip mideyi şişirmek değil, az ama öz yiyerek beslenme düzenini oturtmak. 
3. Öğün atlamamak: Atlanan öğünlerden sonraki gelen öğünde yemeğe saldırmamak ve sonuç olarak çok yemek yemeyi önlemek için yapılmalı. Çantadaki bir elma, bir poşet kuru kayısı ya da bademin kime ne zararı olabilir?
4. Günde en az 1,5 litre su içmek: En yalın ifadesi ile doğal detox yöntemi. Güne bir bardak su içerek başlarsanız metabolizmanızı da hızlandırmış olursunuz. Tercihim -spor yapışıma paralel olarak- günde 2 - 2,5 litre su tüketimi. 
5.  İşlenmemiş, saf ve doğal gıdalar tüketmek & ürün etiketi okumak: Ürün etiketleri ile arkadaş oldum ve fark ettiğim bir şey var ki; temiz gıdaların içerikleri hep kısacık... 
6. Sağlıklı ve doğal yağları tüketmek: Yemeklerde daimi olarak tereyağ ve zeytinyağı kullanımı. Ayçiçek yağına ve doğal olarak kızartmalara elveda! 
7. Tuzu azaltmak: Tercihim kaya tuzu tüketiminden yana.
Ne dersiniz? Sizce de olur mu?




27 Ağustos 2014

Dinledim: Gaye Su Akyol

Bu kızı nereden buldum, nereden duydum hiçbir fikrim yok. Ama ben son zamanlarda bu kadar iyi ses duymadım, işte bunu çok iyi biliyorum!


Develerle Yaşıyorum


Ah hele o kıvrak zekadan nasibini almış şarkı sözleri? Yok gerçekten bu kadar şahsına münhasır zeka-yorumcu-kadın üçlemesi çok gelmiyor yeryüzüne... 

www.gayesuakyol.com/  isimli kendi sitesinde ise ilk albümünü şu şekilde betimlemiş:

 ‘Gaye Su Akyol'un hiç beklenmedik ilk uzunçaları ‘Develerle Yaşıyorum’ adeta sanat musikisinden uzaya fırlatılmış bir muhtıra. Bestesi ve güftesi kendine ait olan 9 eşsiz eseriyle Gaye Su Akyol'un müziği, rakınıza meze mi başınıza bela mı oluyor siz karar verin.’


- DEVELERLE YAŞIYORUM -

Çöl ateşi gibi eziyor içimi
Kör edici kumlar şahit
Aşkını, acısını, bacısını
Darağacına asmak mı gerek

Kurşunu sana değil
Senin o katı kalbine sıkmak mı gerek

Doymaz
Özü kabahatini bilmez
Lütfuna da erişilmez
Develerle yaşıyorum

Aaah
Ya o uzaya gidilecek
Ya o uzaya gidilecek



Başucu Kitabım: Küçük Prens

Küçük Prens - Le Petit Prince

Yazan ve resimleyen: Antoine de Saint-Exupéry
İlk yayım: 1943
Orijinal dil: Fransızca
Fransızca aslından Türkçeleştiren: Sumru Ağıryürüyen

Küçük Prens küçük bir çocuğun gözünden yetişkinlerin dünyası anlatıldığı hikaye kitabıdır.

Kim bilir ne zaman bir de çizivermişim Küçük Prens'i
kendimce...
Küçük Prens Mug: Paşabahçe

** Kitabın yeni göründüğüne bakmayın, -üzülerek söylüyorum ki
- diğerini kaybettiğim için bunu 2012 yılında tekrar aldım**

MimE Notu: Küçük Prens bu yazının başlığında da açıkça ifade ettiğim üzere benim başucu kitabımdır.

Kaç kere okuduğumu inanın bilmiyorum. Her okuduğumda yeni yeni anlamlar keşfediyorum. Hiç sıkılmadan, sonunu bilmeme rağmen tekrar tekrar okuyabiliyorum.

Azıcık moralim bozuk olsa ya da umutsuzluğa kapılsam, Küçük Prens'in gözlerinden yetişkinleri görmek beni kendime getiriyor. O kadar yalın anlatılıyor ki biz yetişkinlerin o yalnız dünyası... Bu kitabı anlayamayacak insanlar için üzülüyorum. "Küçük dünyalarında kaybolmuş büyük olduğunu düşünen küçük insanlar"dan olmak istemediğim ve olmayacağım için seviniyorum sonra.

Kitabın her kapağını kapatışımda bir kez daha teşekkür ediyorum Küçük Prens'e...

Altını çizdiğim satırlardan bazıları...

Sayfa 10:
".... Büyükler hiçbir şeyi asla kendi başlarına anlayamıyorlar; onlara her şeyi açıklayıp durmaksa, çocuklar için gerçekten çok yorucu..."

Sayfa 20:
".... Herkesin dostu olmaz. Eğer dostumu unutursam, rakamlardan başka bir şeyle ilgilenmeyen büyüklere benzerim."

Sayfa 47:
"... Ben ciddi bir adamım! Hayal kuracak zamanım yok benim."

Sayfa 74: 
"... Gülünü senin için bu kadar değerli kılan, ona harcadığın zamandır." 

Sevgiler,

25 Ağustos 2014

İzledim | Dizi: Fargo

Fargo

Yapım         : 2014 - ABD
Tür             : Suç, Drama, Kara Mizah
Süre            : 53 Dak.
Senaryo      : Joel Coen, Ethan Coen, Noah Hawley
Oyuncular    : Billy Bob Thornton, Allison Tolman, Colin Hanks, Martin Freeman
IMDB Puanı   : 9,1 / 10

2006 yılının Ocak ayında geçen hikayede kiralık katil Lorne Malvo (Billy Bob Thornton) iş icabı bulunduğu Bemidji, Minnesota'da sıradan, başarısız ve pısırık sigorta satıcısı Lester Nygaard (Martin Freeman) ile tesadüf eseri karşılaşır ve ölümcül zekası ile onu etkileyip karısını öldürmesine sebep olur. Cinayetleri çözmek ise Bemidji Polisi Molly Solverson (Allison Tolman) ile Duluth Polisi Gus Grimly (Colin Hanks)'ye düşer.

MimE Notu: Coen kardeşlerin zekasına hayranlık duyduğum bir başyapıt daha! 
15 Nisan 2014 tarihinde FX kanalında gösterime giren dizi yine Coen kardeşler tarafından yönetilen 1996 yapımı Fargo filminden esinlenilerek çekilmiş olup, ilk sezonu 10 bölüm ile tamamlanmıştır.

Dün izlemeye başlayarak, geç kaldığıma çok üzüldüğüm bu dizi, tam 18 dalda 2014 Emmy Ödülleri'ne aday gösterilmiştir.



Emmy Ödülleri ne zaman mı açıklanacak?
- 25 Ağustos 2014 (bu gece:))



Ayak Bakımı

Tüm gün beni taşıyan, sporda ya da sokakta tüm çilelerimi çeken hatta topuklu ayakkabı zulmüme katlanan ayaklarımı bakımsız bırakmak mı?
- ASLA!


    MimE'ın rutin ayak bakım kiti

 1. Vaseline Jelly Baby: Haftada bir duş sonrası yani ayaklarım iyice yumuşamışken özellikle topuk kısımlarına uygulamayı seviyorum. Bu ürünü oldukça nemli olduğu için ayaklara  2 - 3 dakika masaj yapılarak yedirilmesini tavsiye ederim. İnanın ayaklarınız bebek teni gibi kokmakla kalmayacak, aynı zamanda bebeklerin ayakları gibi yumuşacık olacak.

2. Body Shop Peppermint Cooling Foot Lotion / Ferahlatıcı Ayak Losyonu:  Özellikle bunaltıcı yaz aylarında benim ayaklarıma ilaç gibi geliyor. İçeriğindeki kakao yağı ayakları nemlendiriyor, mentol ise nefis bir ferahlık sağlıyor. Yılbaşı gibi özel günlerde kofre yapılmadığı sürece sadece 250 ml'lik ambalajı mevcut.

3. Body Shop Peppermint Cooling Sprey / Ferahlatıcı Ayak Spreyi: Yaz günlerinde çantamdan ayırmadığım, her gün kullandığım ve yıllardır kullanmaktan bıkmadığım ürünlerden biri. 100 ml'lik sprey formundaki şişede satılıyor. B'nin de çokça kullandığı bir ürün olarak evimizin bakım rafındaki yeri her zaman hazır!

Unutmayın, ayaklarınız mutlu olduğu sürece mutlusunuz...

24 Ağustos 2014

Yaz Yaz Yaz Bir Kenara Yaz...

Bu pazar kendimi çalışma masamın dolaplarını temizlemeye verdim ve bir kez daha nasıl bir kırtasiye delisi olduğumu anladım.

Defterlerim almış başını gitmiş...
Teknolojinin her türlü nimetinden faydalansam da deftere not alma alışkanlığımdan hala vazgeçemedim. Nedense teknolojik aletler bozulacak, bir şekilde silinecek ve yazdıklarım kaybolacakmış gibi geliyor.

Bu nedenle de her şeyi yazarak not alıyorum. Okuduğum kitaplar için ayrı bir defterim, tatil planlarım için ayrı bir defterim, günlük notlarım için ayrı bir ajandam ve toplantı notlarım için ayrı bir defterim var. Listeyi sanırım daha da uzatabilirim ama en çok elimin altında olanlar şimdilik bunlar: :)

Radyasyonu önlediği şehir efsanesinden yola çıkarak B'nin almış olduğu kaktüslerim:) Çok güzel değiller mi?
Ajandam: Morning Glory
Pembe Roller Kalem: Lamy

İyi pazarlar!

21 Ağustos 2014

Omega 3 Salatası

Sağlıklı bir beslenme düzeni için haftada en az 2 kere balık tüketiminin çok önemli olduğu beslenme uzmanları ve doktorlar tarafından sürekli vurgulanıyor. 

B'nin -benim kocam- deniz ürünlerine alerjisi olduğu için ne yazık ki ben sadece porsiyon balık alıp tüketebiliyorum. Bu nedenle de tercihim omega 3 yağ asitleri bakımından en zengin balıklardan biri yani SOMON (diğer omega 3 zengini ise uskumru).

Somon ayrıca spordan sonra tüketebileceğiniz süper faydalı gıdalardan biri. Bu özelliği ile de benim gibi her gün spor yapan biri için biçilmiş kaftan kendisi.

Ama tabii ki bu değerli besini kızartma yaparak öldürmüyoruz. Fırın ya da ızgara yapılmış olarak tüketiyoruz.

Hazırlama süresi: 40 dakika

Malzemeler: Dolabınızda sevdiğiniz ne varsa?

Bugün benimkiler...
- Somon
- Kıvırcık salata
- Roka
- Taze soğan
- Domates
- Kuru yaban mersini - Cranberry
-  Kapari

Somonu önceden ısıtılmış fırında 200 derecede, 40 dakika yağlı kağıt üzerinde pişirdim. Fırına atmadan önce üzerine kapari ve limon dilimi koydum. Hafif ekşilik verdikleri için ben bu şekli ile çok seviyorum. 

Dolabımda olan sebzeleri kıyıp üzerine kuru yaban mersini ekledim. 

Neden yaban mersini?Bir kere ekşi tatlı arası harika bir lezzeti var ve salatalara çok yakışıyor.Ayrıca çok da iyi bir antioksidan ve idrar söktürücü. Kısacası her zamanki gibi hem sağlıklı hem de lezzetli.


Pişmiş somonu da salatanın üzerine ekleyip, limon ve zeytinyağı gezdirdim.

İşte bu kadar basit...

Afiyet olsun!

19 Ağustos 2014

İzledim | Yeni Dizi: Dominion

Dominion


Yapım         : 2014 - ABD
Tür             : Aksiyon, Fantastik
Süre            : 90 Dak.
Oyuncular    :Christopher EganTom WisdomRoxanne McKee
IMDB Puanı   : 7,3 / 10

Tanrı 25 yıl önce ortadan kaybolur ve melekler bu terkedilişi insanoğlunun suçu olarak görüp Gabriel (Cebrail) önderliğinde savaş açmaya karar verirler. Baş melek Michael (Mikail) hala insanlara inancını yitirmemiş bir melek olarak kendi türüne sırt döner ve insanlığın yanında savaşmaya karar verir.

MimE Notu:  2010 yapımı Legion yani Kıyamet Melekleri filminden esinlenerek yaratılmış dizinin Amerika'da ilk bölümü 19 Haziran 2014, 8. bölümü ise 7 Ağustos 2014 tarihinde Syfy Kanalı'nda yayınlandı. Şu an için belirlenen 9. bölüm tarihi bulunmadığından, dizinin ilk sezonunun tamamlandığını varsayabiliriz. 

Hemen hemen her fantastik yapımda olduğu gibi Dominion'da da bir "the one" yani kurtarıcı kişi mevcut. Hikayenin devamlılığının sağlanabildiği nokta da bu zaten.  Ancak aynı epik hikayeyi farklı karakterler ile Supernatural'da izlemişken, konunun hangi noktada ayrışacağını merak ediyorum.

Bu arada afişi gerçekten çok beğendiğimi söylemeden geçemeyeceğim. Ayrıca dizide melek kanatlarına verilen hareket duygusu gerçekten takdire şayan. 

Sonuç olarak benim gibi fantastik yapımları seviyorsanız, sırf efektler için bile bir şans vermenizi öneririm. Ama şunu da eklemeliyim ki; yaz yayın döneminde yaptıkları çıkış bence yerinde olmuş çünkü ana yayın döneminde her hafta beklediğim bir dizi ne yazık ki olmazdı...

17 Ağustos 2014

Hafta Sonu Kahvaltısından Güzel Ne Olabilir Ki?

Hafta sonu kahvaltıları her zaman favorimdir!
İşe gitmek zorunda olmadığımız günler ve aile sofraları... Kesinlikle paha biçilemez o anlara.

Hafta sonlarında ben de kendi kaçamak kahvaltılarımı yapıyorum. Hem rutin beslenme düzenimin dışına çıkarak vücudumu şaşırtıyorum, hem de afiyetle ve keyifle kahvaltımı ediyorum.

Bir kere şunu açıkça söylemeliyim ki; normalde ekmek tüketmiyorum. Hafta içi sabahları ekmek namına bir şey tüketmem gerekiyorsa Wasa yiyorum (canım isterse tabii ekmek de yiyorum). Tercihim yeşil paket yani Original.




Original Wasa'nın bir dilimi sadece 35 kcal.
Ayrıca yine 1 diliminde;
- 1 gram protein,
- 7,5 gram karbonhidrat,
- 0,2 gram yağ,
- 1,5 gram diyet lifi mevcut.



Neden Wasa derseniz?
İçeriğindeki lif  bağırsakların çalışmasına yardımcı oluyor. Ayrıca tok tuttuğu için diyete yardımcı bir etkisi de var.


Sonraki öğünlerimde ise ekmeğe yer yok. Hayır kilo almamak için değil. Ekmek ve türevlerinin yerine sadece yemek yemeği tercih ediyorum. Sanırım küçükken annemler illa ki doyayım diye ekmekle şişirmemişler beni. Yani o "ekmek yemeden doyamıyorum" insanı yapmamışlar şükür. Ayrıca ekmek yerine pilav, makarna ya da kus kus yemek daha mantıklı geliyor.

Uzun zamandan beri her şeyin olabildiğince doğalını tüketmeye çalıştığım için ise kışın kendime ekmek makinesi aldım. O zamandan beri de dışarıdan ekmek almıyoruz.

Bu noktada sizi uyarmak isterim: ekmeğe zaafınız varsa; bu makineyi (benimki Arçelik) almayın. 

Cevizlisinden zeytinlisine, domateslisinden kepeklisine, buğday ekmeğinden köy ekmeğine kadar neredeyse 10 farklı kombinasyon denedim ve hepsi gerçekten çok lezzetli oldu. 

Bir de bu tarz şeyleri evde yapabiliyor olmayı sevmemin yanı yaptığım şeyin içine ne koyduğumu biliyorum, içinde katkı maddesi yok ve de istediğim gibi farklılaştırabiliyorum. Misal tüm tariflerde sıvı yağ konulacağı yazıyor ama ben hep mis gibi Ayvalık Zeytinyağı kullanıyorum. 

Ayrıca yemekli ev davetlerinde de bu arkadaşlardan hazırlayıp götürüyorum. 
Kimse bu lezzetten mahrum kalmasın, masada benim de tuzum olsun diye.

Önemli Not: Ekmekte katkı maddesi olmadığı için hızlı bayatlama ve küflenmeye çok meyilli. Bu nedenle buz dolabı ya da dondurucuda muhafaza etmenizi öneririm.

-Ev Yapımı Kepekli Ekmek-
Makinenin tekli ve çiftli olmak üzere 2 haznesi var. Ben çiftlide kepek ekmeği yapmayı tercih ettim. Tost ekmeğinin biraz kalını olarak yaklaşık 15 - 17 büyük dilim çıkıyor. Hafta sonu bitiremediğimiz ekmekleri de dilimleyip dondurucuya atıyoruz. Onlar da kızarttık mı nefis oluyor.

Ekmek Sepeti: Paşabahçe
Mavi İnce Belli Bardak & Tabağı: Paşabahçe
Vespa Desenli Masa Örtüsü: Annemin el emeği:)

Bereketli ve keyifli aile sofralarınız olması dileklerimle...
İyi pazarlar!

15 Ağustos 2014

Tembel Kahvaltısı

Nemli ve yapış yapış bir İstanbul sabahına uyanınca, ne yaparsa yapsın yorgun oluyor insan.

Ben de tembel kahvaltısı yaptım...

Bugün de sağlıklı bir kahvaltı yaptığım için yıldız verdim kendime:)



Hazırlama süresi: 5 dakika

- Light sütlü Filtre kahve / Starbucks - Dark Caffé Verona (kahve makinesi sağ olsun)

- Yulaf ezmeli ve şeftalili yoğurt (1 çorba kaşığı yulaf ezmesi koydum)

Unutmadan...
Gazetem olmadan olmaz!

14 Ağustos 2014

Mısırcı Geldi!

Ben çocukken anneannem (bundan sonrası "anane" olarak geçecek) sokaktan mısırcı geçerken istediğimizde, "Onları çamaşır kazanında kaynatıyorlar! Pistir, kat'iyen almam!" derdi. 

Bu fikri nereden bulmuştu bilmiyorum ama şu yaşımda bile ne ben, ne ablam, ne de annem "acaba?" korkusu ile sokaktan mısır alamayız. :) Bakın almayız demiyorum, bildiğiniz a-la-ma-yız! Resmen hücrelerimize işlemiş ananemin çamaşır kazanı korkusu.:)

Neyse...

Sokaktan alınmıyorsa mısır yiyemiyoruz diye bir şey yok tabi... Yaz oldu mu her hafta pazardan alınan süt mısırlar pişiriliyor evde, biz de afiyetle yiyoruz.

Bugün alışverişte mis gibi mısırları görünce, zihnimde şimşekler çaktı! Ben de 2 kişilik minicik aileme mısır pişireyim diye düşündüm. Hem çok sağlıklı, hem de basit. Neden olmasın?

13 Ağustos 2014

Türkan Tek ve Tek Başına

Türkan Tek ve Tek Başına - Ayşe Kulin

Yazar                   : Ayşe Kulin
Yayınevi               : Everest Yayınları
Tür                       : Anı - Roman
Yayına Hazırlayan: Çiğdem Su
Kapak Tasarımı   : Utku Lomlu
Kapak Fotoğrafı  : Kutup Dalkıran
1. Basım              : Kasım 2009
Sayfa                   : 379

"Tüm insanlığın aklım ve vicdanın aydınlattığı yolda yürümeyi seçeceği gün, er veya geç gelecekti. Buna bütün kalbimle inanıyordum. Sabrımı ve sükunetimi, bu inançtan alıyordum. O güne kadar, başa her gelen çekilecek! Oyunun kuralı böyle! Yaşam oyununun!
Ne demiş şair?
'Yaşamak şakaya gelmez...'

Binlerce cüzamlıyı iyileştirdi, hayatın içine kattı... Kız çocukları başta olmak üzere, binlerce çocuğun okullu olmasını sağladı. Her zaman tek başınaydı ama hiçbir zaman yalnız değildi. Kimsenin yanında yer almak adına inançlarından, ilkelerinden ödün vermedi ama yüz binlerce insan onun yanında yer aldı.
Türkan Saylan... Tek ve tek başına!*

MimE Notu: Okumaya geç kaldığım bir biyografi. Kah ağlayarak, kah gülerek ama en çok da özlemle okudum. 
Resimde göreceğiniz kalem bir kitap ayracı değildir. O kadar güzel, o kadar ince detayları var ki eserin; tekrar tekrar okuyabilmek için altını çizdim satırların...
Mekanın cennet olsun Sayın Türkan Saylan. Ellerine, emeğine sağlık Ayşe Kulin.


* Arka kapak yazısıdır.

Ara Öğünüm Yanımda!

Modern dünyanın kadınları olarak pek evde duramıyoruz. İş hayatı, okul hayatı, günlük rutin işler derken beslenme uzmanlarının önerdiği 3 ana, 3 ara öğün beslenmemiz de doğal olarak aksıyor.
Ara öğün tüketmekteki amaç kan şekerini dengede tutup çabuk acıkmayı ve bir sonraki öğünde çok fazla yemeyi engellemek. 
Peki günlük koşturmada ne yapmalı?
Ofis ortamında çalışıyorsanız günlük atıştırmalık ve ara öğün menünüzü aynı okula beslenme çantası götürür gibi götürebilirsiniz. İlk başta elde minicik poşet ya da kutularda ofis kapısında girmek meraklı bakışların hedefi olmak anlamına gelse de, sağlıklı beslenmedeki kararlı duruş merakın yerini saygıya bırakacaktır. - yaşadım, biliyorum:)-
Ya da şu an benim gibi toplantıdan toplantıda koşturuyorsanız yanınızda minik kutu ya da poşet içerisinde ara öğününüzü rahatlıkla taşıyabilirsiniz. 
Dünkü ara öğünüm: Kırmızı üzüm, badem, ceviz
Yeşil Beslenme Kutusu: Tupperware
O kocaman çantalarımızın içinde makyaj çantamıza yer varsa, beslenme kutumuza da yer olmalı değil mi? 
Afiyet olsun!

11 Ağustos 2014

İzledim | Yeni Dizi: Strain

Strain


Yapım         : 2014 - ABD
Tür             : Bilim - Kurgu, Drama, Gerilim
Süre            : 60 Dak.
Senaryo       : Guillermo Del Toro, Chuck Hogan
Yönetmen    : Guillermo Del Toro
Oyuncular    : Corey StollMía MaestroRichard Sammel, Sean Astin
IMDB Puan    : 8,2 / 10

Berlin -  New York uçağında sebebi anlaşılamayan bir kaza sonucunda 4 kişi hariç tüm yolcular ölmüştür. New York City’de yaşayan “Dr. Ephraim Goodweather” ve ekibi virüs salgını olduklarına inandıkları kazayı araştırmak için göreve çağrılır. Kaldırıldıkları morgdan cesetlerin kaybolması ile başlayan olaylar zinciri, vampirlerin yarattığı ölümcül gerilim ile devam eder. Dr. Ephraim Goodweather ve ekibi insanlığın kaderi için mücadele etmek zorunda kalacaktır.

MimE Notu: Genel olarak vampir filmlerini ya da dizilerini severim. Tam da True Blood'ın finaline birkaç bölüm kala ezberbozan olarak lanse edilen Strain'in gelmesine çok sevinmiştim. Ama ne büyük gaflet?! Oyuncular iyi (misal House of Cards'da izlediğimiz Corey Stoll ve Lord of the Rings'den hatırlayacağımız Sean Astin), oyunculuklar iyi ama ağzından hortum çıkan vampirler, gözlerinden solucan çıkan insan-vampir karışımları gerçekten midemi bulandırmaktan başka bir işe yaramadı.
Benim için vasat... 

İzlemek isteyenler için dün itibari ile 5. bölümü yayınlanan dizi, Amerika'daki yayın gününün ertesi günü yani Pazartesi 00:15'de FX'de.

Sporsuz hayat neden bu kadar nankörsün?

İtiraf ediyorum: Uzun tatil, bayram derken yaklaşık 1 aydır hiç "düzenli" spor yapmadım.
Evet yüzdüm. Hem de çok yüzdüm ama bir antrenman programı gibi değildi işte... sadece eğlenmek ve serinlemek için yapılan bir eylemdi tatilde.

O kadar yemeğe ve içmeye aldığım 1,5 kiloyu yaklaşık bir hafta içerisinde sistemin dışına atmayı başardım ama bu vücut spor yapmaya o kadar alışmış ki... bildiğiniz salmış kendini.

Bu yüzden artık eski halime ve yaşam tarzıma dönme zamanım geldi!



Gün 1

Workout: T25 - Alpha - Cardio + Turbo Fire - Stretch 10 Class
Toplam Süre: 35 dakika


Şu bir ayda vücudum o kadar hamlamış ki; bazı hareketlerde Tania yani T25'in modifier - yardımcısının yaptığı hareketleri yapmak zorunda kaldım. Ama vazgeçmedim ve 25 dakikayı bitirdim!

Half - tuck jump hareketinde herkes çift bacak zıplarken, Tania - en sağda - sıra ile tek bacağını karnına doğru çekiyor.
Bu programdan bağımsız olarak ise Chalene Johnson'ın yarattığı Turbo Fire programının 10 dakikalık Stretch Class 10 bölümünü yaptım. Kaslarımı birden ve bu kadar hızlı çalıştırmışken, yapılan streching sadece kasların gerginliğini azaltmasına yaramıyor aynı zamanda güç ve hız artışı da kazandırıyor.

Ayrıca spor sonrası yapılan stretching yani soğuma kasların hızlı toparlanmasına ve sonraki egzersiz programları için kramp ve sakatlanmaları azaltmaya yardımcı olur.

Turbo Fire - Stretch Class 10
T25'da olduğu gibi Turbo Fire'da da modifier var. Burada da zorlandığınız yerde Alee Baytan - en sağda - devreye giriyor.

Şu an hissettiğim kalf (baldır) ve de quadriceps (üst bacak) sızısından rahatlıkla yarın sabah itibari ile bacak ağrısı ile uyanacağımı söyleyebilirim.

Ama müstahak bana!
Bir de Perşembe akşamki pilates dersinden sonra görün beni! 
EYVAH!

10 Ağustos 2014

İzledim | Film: EPIC

Epic - Doğal Kahramanlar




Yapım         : 2013 - ABD
Tür             : Çizgi Film
Süre            : 102 Dak.
Yönetmen    : Chris Wedge
Senaryo       : William Joyce, James V. Hart, Chris Wedge
Orjinal Hikaye     : The Leaf Men and the Brave Good Bugs - William Joyce
IMDB Puan    : 6,7 / 10










Seslendirme  : 
  • Amanda Seyfried - Mary Katherine (a.k.a. M.K.)
  • Josh Hutcherson - Nod, serseri Yaprak Adam 
  • Colin Farrell - Ronin, Yaprak Adam Ordusu Komutanı
  • Christoph Waltz - Mandrake, Bogganların lideri
  • Aziz Ansari - Mub, sümüklüböcek
  • Chris O'Dowd - Grub, salyangoz
  • Pitbull - Bufo, boğa kurbağası
  • Jason Sudeikis -  Profesör Bomba, Mary Katherine'nin babası
  • Steven Tyler - Nim Galuu, ateşböceği ve sihirli yazıtların koruyucusu
  • Beyoncé Knowles - Kraliçe Tara, Tabiat Ana

Türkiye'de geçtiğimiz yıl 31 Mayıs tarihinde gösterime giren çizgi film,  William Joyce'un The Leaf Men and the Brave Good Bugs adlı kitabının uyarlaması olup; konusu "yaprak adam" takıntılı bilim adamı babasını ziyarete gelen 17 yaşındaki Mary Katherine'in kendini tesadüfler zinciri sonucu ormanı kurtarmaya çalışırken bulmasıdır.

MimE Notu: Anime dünyasının ve teknolojinin gelişmişliğinin bir iyi örneği daha. Çizimler ve renklendirmenin gerçek çekim görüntüsü izliyor duygusu yaratmasına bayılıyorum (ki en iyi örneklerinden biri -bence- 2012 yapımı bol ödüllü Brave - Cesur'dur).  

Ayrıca filmleri benim gibi orijinal dil ile izlemeyi tercih ediyorsanız, karakterler ile seslerin uyumluluğu ve esprilerin kalitesi de sizi sevindirecektir. 

Tabiat Ana'ya aslında nasıl da muhtaç olduğumuzun esprili bir dille anlatıldığı bu filmin, hem insanoğlunun acizliğini unutmaya aday büyükler hem de geleceğimiz çocuklar tarafından izlenmesi gerektiğine inanıyorum.


9 Ağustos 2014

Ceyl'an Ertem

Ben bu nadide ses ile Mehmet Erdem'in bir Fatih Erdemci şarkısı olan Ben Ölmeden Önce coverını dinlerken tanıştım.

Tamamen benim cehaletim, özür dilerim.


HAKKINDA*


 Ceylan Ertem Kimdir?
 Ceylan Ertem Sakarya’da doğdu, Adapazarı Belediye Korosu'nda yer aldı ve gitar  dersleri aldı. 1999′da müzik eğitimine devam etmek için İstanbul’a taşındı ve Akademi  İstanbul’ da 1 yıl müzikal şarkıcılığı eğitimi aldı. Ardından Müjdat Gezen Sanat Merkezi’  ne girdi ve Batı Müziği Bölümü'nde 2 yıl eğitimine devam etti. 2000 yılında Tunçay  Korkmaz ile birlikte ‘anima’yı kurdu. Ardından 2004 yılında Yıldız Teknik Üniversitesi  Sanat Tasarım Fakültesi’nde Duysal Sanatlar Bölümü'nde müzikoloji eğitimi aldı. 2005  Ağustos ayında “Animasal”ın kayıtları başladı, 2006 Şubat ayında Animasal Sony-Bmg  etiketiyle yayınlandı. Anima ile Türkiye’nin birçok şehrinde konserler verdi. 2007′ de  Anima ile Baykuş Müzik stüdyolarında, Handan İpekçi filmi Saklı Yüzler’ in film müziğini  üretti/kaydetti. Anima 2007 yılı sonunda dağıldı. Ceylan ertem 2008 yılında 26 hafta  süren radyo programına başladı. Türkiye’ nin önemli radyo kanallarından Açık Radyo’ da  ŞubidaP programını hazırlayıp, sundu. Bu arada bir çok grupla beraber üretme ve icra  etmeye başladı. Bunlardan bazıları; Ways: Şenol Küçükyıldırım’ın önderliğinde  kurulmuştur, İstanbul’da birçok alternatif festival ve mekanda sahne almıştır. Ceylan  Ertem’ in doğaçlama üzerine en çok ufkunu açan grup olmuştur. Octophone: 2008  Philipp Gropper ve Wanja Slavin ile beraber Berlin’de temelleri atılan caz tabanlı  projesidir. Aynı yıl kayıt sürecine katılmış ve Berlin’deki çeşitli kulüplerde konserler  vermişlerdir. Kpar Kpoh Knah: Bir Afrika ninnisi ile başlayan performansları genellikle  yaşlı bir aşığın laf edişi ile son bulmuştur. Grup adını aynı ninniden almıştır. Grup; free  –avangart caz, özgür doğaçlama, rock ve alternatif müziklerinin icra edildiği, Türkiye’  nin önemli 2 mekanı Dogzstar ve Peyote de performanslarını sergilemiştir. Grubun  ürettiği besteler Ceylan Ertem’ in solo albümü için kaydedilmiştir. 2010 yılında Ceylan  Ertem’in ilk solo albümü “Soluk” kaydedildi ve yayınlandı. Ceylan Ertem’in solo  albümünde 40’ı aşkın müzisyen çaldı. Her Ceylan Ertem bestesi bu müzisyenlerin  kulaklarından ve ruhlarından geçerek yepyeni biçimlere girdiler ve kocaman bir  orkestra oluştu. İlk klip Gökçen Dilek Acay tarafından “İnsandık”a çekildi. İkinci video  yetenekli yönetmen Dağhan İş tarafından “Gidip Dinlenmeliyim"e çekildi. Ardından  İstanbul Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali İF’e de seçilen, yine Dağhan İş tarafından  çekilen senaryosu Ceylan Ertem’e ait Çok Yakın adlı klip yayınlandı.
 Ocak ayında yine Dağhan İş tarafından, ünlü ve değerli şair Nazım Hikmet’e, maalesef  bir cinayete kurban gitmiş muhteşem gazeteci yazar Hrant Dink’e ve yine nefret  cinayetine kurban gitmiş değerli gazeteci ve yazar Uğur Mumcu’ya adadığı şarkısı  ‘Nazıma’ya video çekildi ve Hrant Dink’ in ölüm yıl dönümünde yayınlandı.
 Bu arada son 3 yıldır üzerinde çalıştığı Cadı Avı adlı müzik/araştırma programının ilk  demo kayıtlarını vimeo/CADIAVI adlı adreste yayınlamaya başladı.
 Ceylan Ertem Türkiye’nin önde gelen , yetenekli müzisyenlerinden oluşan ekibi ile  konserlerine devam ediyor.
 Ceylan Ertem’ in konser haberlerini http://www.facebook.com/CeylanErtemOfficial ve  @ceylan_ertem twitter adreslerinden takip edebilirsiniz.

Sen bu fani kadını bu şarkıyı her dinlediğinde ağlatabiliyorsun ya Ceyl'an... işte ben o anda kalıyorum.




*Herhangi bir hataya mahal vermemek adına, hakkında yazısını kendi sitesinden aldım.

8 Ağustos 2014

İzledim | Yeni Dizi: Extant


How i Met Your Mother? bitti. Grey's Anatomy, House of Cards, Supernatural, True Detective ve tabii ki Game of Thrones tatilde. True Blood ise ha bitti, ha bitecek.
O zaman yeni bir diziye başlamalı...


Extant




Yapım         : 2014 - ABD
Tür             : Bilim - Kurgu, Drama, Gerilim
Süre            : 42 Dak.
Senaryo       : Mickey Fisher
Oyuncular    : Halle Berry, Hiroyuki Sanada, Brad Beyer
IMDB Puan    : 7,4 / 10

Uzaydaki 13 aylık tek başına görevinin ardından dünyaya esrarengiz bir şekilde hamile olarak dönen astronot Molly Woods, uzak kaldığı kocasına, kocasının yarattığı Humanix oğluna, yeni ve eski dünyasına alışmaya çalışmaktadır.

MimE Notu: Amerika'da CBS kanalında Çarşamba akşamları, Türkiye'de ise Foxlife'da Perşembe akşamları ekrana gelen Extant'ın başrol oyuncusu Halle Berry. Konusundan ve trailerından bağımsız olarak Oscar ödüllü Hale Berry'nin varlığı da bu diziye başlamama vesile oldu.
İlk sezonunun 13 bölümden oluşacağı açıklanan Extant'ın, Amerika'daki ilk gösterim tarihi 9 Temmuz 2014 idi. 6 Ağustos itibari ile "What on Earth Is Wrong?" isimli beşinci bölümü yayınlandı.

Ben bilim-kurguyu çok sevdiğim için şu ana kadar izlediğim 2 bölümden de yola çıkarak gelecekte geçen dizinin sonraki bölümlerini çok merak ettiğimi söyleyebilirim. Yalnız şunu da eklemem lazım ki; senaryoyu nasıl ve ne kadar süre kendi içerisinde mantık çerçevesinde tutacaklarını daha çok merak ediyorum. 

Umarım kısa soluklu bir dizi olmaz. Zira sinema oyuncularını her hafta ekrana gelen dizilerde izlemek ayrı bir keyif.