5 Kasım 2014

Hafta Sonu Kaçamağı - Amsterdam ve Cadılar Bayramı

Amsterdam'ı çok seviyorum.

Sadece özgürlükler şehri olduğu için değil. Farklı bir aroması, kokusu ve dokusu olduğu için.
Sokaklarında gezmek, kanallarının kenarından yürümek, sonbaharın tüm renklerini şehrin içinde yaşayabilmek ayrı bir keyif.

Ve sırf bu yüzden daha bir yıl bile dolmamışken bir hafta sonu tatili için yine Amsterdam'da bulduk kendimizi...






Bu hafta sonunun özelliği canım Mermin'imin doğum günü kutlaması hem de Cadılar Bayramı yani Halloween olmasıydı.
Kimse kusura bakmasın ama ben çok seviyorum bu Cadılar Bayramı kültürünü; insanların tek bir akşam da olsa farklı karakterlere bürünüp makyajlarla, kostümlerle eğlenmeleri fikri çok hoş. Hele o şeker toplamaya çalışan minnoşlar yok mu?
"Trick or treat?" dediklerinde hepsini ısırasım geliyor:)


--- İçimdeki Elmayra hoş geldin!---
(:Elmayra:)

Amsterdam eğlencenin taşkınlık olmadan doyasıya yaşandığı bir yer... Baksanıza şu cümbüşe! :)

Tabii hem hoplayıp, hem zıplayıp, hem de fotoğraf çekemiyor insan
Neyse...
Gezmelere doyamadığım şehri size bir kaç fotoğraf ile anlatmaya çalışayım.




Sonbahar böyle olmalı işte... Dökülen yaprakları görebilmeliyiz sokaklarda... Ağaçlar parçamız olmalı.

Sanat bile sokakta; hem de sıradan bir duvarda...

Audey Hepburn burada bile güzel.

Amsterdam'da Sevdiklerim:
1. Her yerde bisiklete binilmesi: Yolların, trafik ışıklarının hatta park yerlerinin bile bu sistem üzerine kurulması ve düzenlenmesi.
2. Herkesin bisiklet kullanması: 2 aylık bebeğini göğsüne bağlayan bile bisiklet tepesinde.
3. Şehrin düzeni: Eski dokunun hiç bozulmamış olması bende hayranlık uyandırıyor. Sokaklarda ağaçlar var, kocaman parklar var. Hava temiz, soğuk ve mis.
İster toplu taşıma kullanın, ister bisiklet. Hepsinin yolu ayrı, düzeni ayrı.
4. Özgürlük alanı: Herkes özgür burada. Bu nedenle taşkınlık yok, aşırılık yok, özentilik yok. Yukarıdan parmak sallayan biri olmadığı için insanlar kapalı kapıların ardında değil. Herkes olmak istediği gibi. Çok basit değil mi?
5. Medeniyet: İnsan kendini bir garip hissediyor a dostlar! Neden biz böyle olamıyoruz diye düşünmeden edemiyorum... Yola adım attığında duran arabalar (bisikletler kesinlikle durmuyor, yol önceliği hep onların. Bu yüzden dikkat edin.), sokaklarda ağaçlar, sonbaharda dökülen yapraklar...

Amsterdam'da Yapılmasını Önerdiklerim:
1. Anne Frank's House ziyareti
2. Dam Meydanı ziyareti
3. Van Gogh Museum ziyareti
4. Red Light ziyareti (burada fotoğraf çekilmesi normal şartlar altında yasak zaten her yerde de bunu gösteren işaretler var ama kendini bilmeyen, saygısızlar her yerde var. Mahremiyete saygı lazım azizim!)
5. KanalTuru: Kesinlikle yapılmasını tavsiye ederim, kanalların arasından gitmek çok eğlenceli.
6. Rjik Museum ziyareti (ben her iki seferde de zamanım olmadığı için gidemedim, kısmet 3.ye!)
7. Heineken Experience ziyareti (nefis eğlenceli, şiddetle tavsiye olunur)
afiyet olsun!
8. Meşhur patatesinden yenilmesi (kağıt külahın içinde üzerinde istediğiniz sos ile servis ediliyor. En meşhuru Kalver Straat'daki VleminckX - yemeden gelmeyin -)


9. Bilimum kafe ziyareti 

İyi gezmeler...


NOT: Turistik gezimi geçen yıl yaptığım için bu gidişimi gün gün yazmadım ama sorunuz olursa buradayım:)
motionismyemotion@gmail.com 

2 yorum :