Kitap Meydan Okuması etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kitap Meydan Okuması etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Ekim 2014

30 Günlük Kitap Meydan Okuması | 30. Gün | Son Gün

Gün 30: En sevdiğin kitap

Suç ve Ceza


Yazar: Fyodor Dostoyevski
Orijinal Dil: Rusça
Türü: Roman
Anadilinde ilk basım tarihi: 1866
Konusu öyleymiş / böyleymiş diye anlatmayacağım. Gerek yok.
O bir klasik.

Bu meydan okumanın sonunu muhterem Dostoyevski ile yapmak da ayrı bir güzellik oldu.


30 Günlük Kitap Meydan Okuması | 29. Gün

Gün 29: Herkesin nefret ettiği ama senin sevdiğin kitap hangisidir?

Elif

Yazar: Paulo Coelho
Yayın Evi: Can Yayınları

Birçok kişi "tuhaf" buldu bu kitabı, ismi Elif olan bir kızın hikayesinin anlatılacağını da düşündürmüş olabilir ismi ile...
Ama ben reenkarne üzerine nefis bir kitap olduğunu düşünüyorum.

Herkesin zevki başka işte:)

20 Ekim 2014

30 Günlük Kitap Meydan Okuması | 28. Gün

Gün 28: En sevdiğiniz kitap ismi hangisi?

Zübük (Kağnı Gölgesindeki İt)


Yazar: Aziz Nesin
Yayın Evi: Tekin Yayınları (Bendeki baskı)
Tür: Roman
İlk Baskı: 1961
Sayfa: 343

Yine babacığımın kitaplığında tanıştığım eserlerden biri. Çocukken de çok gülerdim ismine, kitabı okuyup sindirdiğim şu kazık kadar yaşıma geldim ama hislerim baki... 

Bendeki kitap beşinci baskı yani 1972 yılına ait bir kitap ve kapakları bile yok. Okumaktan bir yerlerde bırakmışız kapakları... Ama hafızamda kalan hali ile görseli budur.

Bu arada kelime anlamı olarak zübük, egoist demektir. Okumadıysanız okumanızı, izlemediyseniz Kemal Sunal'ın muhteşem oyunculuğu ile izlemenizi tavsiye ederim.
Zübük'ten bir alıntı:

"Şimdi çok iyi anladım ki, Zübük bir tane değil, biz hepimiz birer zübüğüz. Bizim hepimizin içinde zübüklük olmasa, bizler de birer zübük olmasak, aramızdan böyle zübükler büyüyemezdi. Hepimizde birer parça olan zübüklük birleşip işte başımıza böyle zübükler çıkıyor. Oysa zübüklük bizde, bizim içimizde. Onları biz, kendi zübüklüğümüzden yaratıyoruz. Sonra, kendi zübüklüklerimizin bir tek Zübük’te birleştiğini görünce ona kızıyoruz."

30 Günlük Kitap Meydan Okuması | 27. Gün

Gün 27: En beklenmedik sona sahip kitap hangisi?

Aşka Şeytan Karışır

Yazar: Hande Altaylı
Yayın Evi: Okyanus
İlk Baskı: Nisan 2006
Tür: Roman
Sayfa: 188

Aşka Şeytan Karışır'ın sürükleyici ve yalın bir dili var. Kitabın kurgusu da iyi ancak o sonu yok mu?
Tokat gibi çarptı yüzüme.
Ve itiraf ediyorum, okkalı bir küfür savurdum.

Bu kitabı başka türlü tamamlayan varsa, lütfen beni aydınlatsın.

17 Ekim 2014

30 Günlük Kitap Meydan Okuması | 26. Gün

Gün 26: Bir şey hakkındaki düşüncenizi değiştiren kitap 

Bu soru sanırım bu meydan okumada üzerine en çok düşündüğüm soru oldu. 

Sabırsız Yürek (benim okuduğum versiyonu ile Acımak)


Yazar: Stefan Zweig
Orijinal İsim: Ungeduld des Herzens
Yayın Evi: Can Yayınları
Tür: Roman
Sayfa: 437


İçime işleyen roman desem... Hiç de abartmış olmam.
Okuduğum zaman -ki gerçekten 13- 14 yaşında okumuş olabilirim- "acıma" duygusunun ne kadar basit ve zayıf duygu olduğu kafama kelimenin tam anlamı ile dank etmişti...

Can Yayınları'nın anlatımı ile;
"Sabırsız Yürek, özellikle düşsel ve tarihsel karakterler üstüne yazdığı yaşam öyküleriyle tanıdığımız Stefan Zweig'ın tek romanıdır. Freud'un öğretisine derin bir ilgi duyan Zweig'ın bu psikolojik romanı, acıma duygusunun nelere yol açabileceğini, insanı nasıl çatışmadan çatışmaya sürükleyebileceğini anlatan bir başyapıttır. İki tür acıma duygusundan söz eder yazar:

Birincisi, duygusal ve zayıf olanı, başka birinin yaşadığı felaketlerden kaynaklanan acı ve hüzünden olabildiğince çabuk kurtulmak için çırpınan bir yüreğin sabırsızlığıdır. Diğeri, tek gerçek acıma duygusu ise duygusal olmayan, ama yaratıcı olan, ne istediğini bilen; sabırla, gücü yettiğince, hatta gücünün bile ötesinde katlanmaya ve dayanmaya kararlı olunan acıma duygusudur.
20. yüzyılın kült kitaplarından biri olan Sabırsız Yürek, insanca duyguların savaşın dehşeti karşısında allak bullak oluşunun romanıdır."

16 Ekim 2014

30 Günlük Kitap Meydan Okuması | 25. Gün

Gün 25: Kendini bağdaştırdığın kitap kahramanı hangisi?

Bağdaştırdığımdan ziyade benzemek istediğim kahraman/ları söyleyeyim ben.

Yapı olarak bulmaca, puzzle meraklısı biriyim.
Küçükken de CIA ya da FBI'da çalışmak en büyük hayallerimden biriydi. Çocuk aklı işte...

Bu yüzdendir ki Agatha Christie'nin Hercule Poirot'u ve de Sir Arthur Conan Doyle'un Sherlock Holmes'u benim kahramanlarımdır. Zekalarına ve olayları çözme hızlarının da hayranıyım.


 

15 Ekim 2014

30 Günlük Kitap Meydan Okuması | 24. Gün

Gün 24: Keşke daha çok insan okusaydı dediğin kitap

Bu soruya verilebilecek tek bir yanıtım yok.

En basit hali ile tüm klasikler ve de Nutuk diyebilirim.

Mesela bir Dostoyevski okumadan, anlamadan göçmemeli dünyadan bir insan...

30 Günlük Kitap Meydan Okuması | 23. Gün

Gün 23: Uzun zamandır okumak isteyip de okuyamadığın kitap

Yüzbaşı Corelli'nin Mandolini

Yazar: Louis de Bernieres
Yayın Evi: YKY
Orjinal Adı: Captain Corelli's Mandolin
Çeviren: Özden Arıkan
Yayın Yılı: 2009
Sayfa: 465


Bu kitaba 6 kez başlayıp, 6 kez ilk bölümünü okuyup sonra aralara başka kitaplar alarak bıraktım.

Demek ki zamanı gelmemiş okumamın...
Hala başucu kitaplığımda durur ama en alt sıralarda.






NOT: Son bir haftadır oldukça tembel olduğumdan işten artakalan zamanlarımı sadece takip ettiğim blogları okumakla geçirdim... Yazamadım.
Bugün telafi edeceğim. Yani umarım:)

10 Ekim 2014

30 Günlük Kitap Meydan Okuması | 22. Gün

Gün 22: Seni ağlatan bir kitap

Gece Sesleri 


Yazar: Ayşe Kulin
Tür: Roman
Sayfa: 246
Dil: Türkçe

Anne ile kızı arasındaki yoğun ve sorunlu bir ilişkiyi anlatan bu kitabın son kapağını kapatmamla birlikte hıçkırıklara boğulduğumu hatırlıyorum.

Çok ağlatmıştı beni... çok...

8 Ekim 2014

30 Günlük Kitap Meydan Okuması | 21. Gün

Gün 21: Okuduğunu hatırladığın ilk roman

Genç Kızlar



Yazar: Nihal Yeğinobalı
Yayın Evi: Can Yayınları

Can Yayınları ile güncel olarak basılan kitabın bendeki 7. baskısı annemin kitaplığından olup, Kasım 1970'de Altın Kitaplar tarafından yayınlanmıştır.

O dönemin "tutucu" algısına karşın yazar Nihal Yeğinobalı kitabı Vincent Ewing ismi ile yazmış ve kendini bu tutkulu aşk romanının çevirmeni olarak lanse etmiştir.

Hafızam beni yanıltmıyorsa; kitap Yeşilçam'da da kendine yer bulmuş hatta başrollerini Fatma Girik ve Göksel Kortay üstlenmişti. (Eski Yeşilçam filmlerini biraz severim de:))
Bendeki 1970 baskısının iç kapağı...
Gördüğünüz üzere yazar Vincent Ewing, çevirmen ise Nihal Yeğinobalı
Bu arada şunu da itiraf etmem lazım; eğer okuduğum kitapları yazdığım bir defterim olmasaydı, ilk okuduğum romanın bu roman olduğunu ASLA hatırlayamazdım.

7 Ekim 2014

30 Günlük Kitap Meydan Okuması | 20. Gün

Gün 20: En iyi romantik kitap

Aşk ve Gurur


Mr. Darcy hayranlığımdan da belli olduğu üzere... (yazısı için buraya)


30 Günlük Kitap Meydan Okuması | 19. Gün

Gün 19: Filmi çekilen en iyi kitap

Forrest Gump


Yazar: Winston Groom
Yıl: 1986
Film Yılı: 1994

Üzerinde çok konuşmaya gerek görmediğim, gösterime girdiği yıl En İyi Erkek Oyuncu Oscar'ı dahil bir çok ödülü silip süpüren duygu dolu film.

MimE Notu: Kitabının da okunmasını şiddetle tavsiye ederim.

5 Ekim 2014

30 Günlük Kitap Meydan Okuması | 18. Gün

Gün 18: Seni hayal kırıklığına uğratan kitap

Zar Adam

Yazar: Luke Rhinehart
Orijinal İsim: The Dice Man
Çeviri: Enver Günsel
Yayın Evi: Pegasus Yayınları
Yayın Yönetmeni: İbrahim Şener
Kapak Tasarım: Yunus Bora Ülke
1. Baskı: Ekim 2008
Sayfa: 464

Yorumlara ve sinopsise istinaden bir Dövüş Kulübü / Fight Club tadı alacağımı hissetmiştim ama sonu hüsran oldu...

Kitabın arka kapağındaki özeti ile Zar Adam:

Sıkılmış psikiatrist Luke Rhinehart Manhattan'da eşi ve iki çocuğuyla yaşamaktadır. Hem Batı hem de Doğu felsefelerinin hayatın anlamı alternatiflerinden tatminsizlik yaşar ve basit zar atışlarıyla kendi dinini oluşturarak hayatını sonsuza kadar değiştirir. Rhinehart ve hastaları kısa zaman içinde ebedi kurtuluşlarının tek yolunun her şeyi zarların kararına bırakmak olduğuna inanmaya başlarlar. Luke, seks, madde bağımlılığı ve terapi hakkındaki zart atışlarıyla yeni dinini muhafazakar davranış ve ahlak çöküntüsünün esprili bir birleşimine dönüştürür. O bu düşünceyle kendi yaşantısını ve dünyayı değiştirmeyi amaçlamaktadır. Zarlar hayatınızı belirlemeye başladığında artık her şey mümkün olmaktadır.

3 Ekim 2014

30 Günlük Kitap Meydan Okuması | 17. Gün

Gün 17: En sevdiğin kitaptan en sevdiğin alıntı

Of Mice and Men - Fareler ve İnsanlar


Yazar: John Steinbeck

Favori alıntım bu kitabın içerisinde değil; kapağında...

Kitap hala bu şekilde mi basılıyor bilemiyorum ama benim okuduğum versiyonunda, John Donne'un No Man Is An Island şiiri yer alıyordu.

"No man is an island,
Entire of itself,
Every man is a piece of the continent,
A part of the main.
If a clod be washed away by the sea,
Europe is the less.
As well as if a promontory were.
As well as if a manor of thy friend's
Or of thine own were:
Any man's death diminishes me,
Because I am involved in mankind,
And therefore never send to know for whom the bell tolls; 
It tolls for thee." 



"İnsan ada değildir, 
Bütün de değildir tek başına, 
Anakaranın bir parçası, 
Okyanusun bir damlasıdır; 
Bir kum tanesini bile alıp götürse deniz küçülür Avrupa, 
Sanki kaybolan bir burunmuş, 
Dostlarının ya da senin bir yurdunmuş gibi; 
Bir insanı ölümüyle eksilirim ben, 
Çünkü… Bir parçasıyım insanlığın; 
İşte bu yüzden hiç sorma çanların kimin için çaldığını,
Çanlar senin için çalıyor. "

2 Ekim 2014

30 Günlük Kitap Meydan Okuması | 16. Gün

Gün 16: En sevdiğin kadın roman karakteri

Bu sorunun yanıtını bir süre düşündüm. Sanırım Kitap Meydan Okuması başladığından beri yanıtında en zorlandığım soru bu. Bir kadın olarak "en sevdiğim roman karakteri" diye bir karakter yok ne yazık ki...

Bir kaç isim geliyor aklıma ama onlar da roman karakteri değil, biyografilerini okuduğum değerli insanlar...


1. Türkan Saylan

Yazısını okumak için buraya lütfen.

2. Mina Urgan


Kitap İsmi             : Bir Dinazorun Gezileri
Yazar                   : Mina Urgan
Yayınevi               : YKY Yayınları
Tür                       : Anı - Roman
Kapak Tasarımı     : Nahide Dikel
1. Basım               : Ekim 1999
Sayfa                    : 280













3. Waris Dirie




Kitap İsmi             : Çöl Çiçeği
Orijinal İsmi          : Desert Flower
Yazar                    : Waris Dirie
Çevirmen              : H. Gülru Yüksel
Yayınevi                : Bilge Kültür Sanat
Tür                       : Anı - Roman
Kapak Tasarımı     : Faruk Otaner
1. Basım               : Şubat 2002
Sayfa                    : 248












Her üç kadın da sonsuz değerli gözümde... Hepsi güçlü, "hayır"ı kabul etmeyen, başkaldıran, sevgi dolu kadınlar...Keşke diyorum oturup karşılıklı bir kahve içip, iki lafın belini kırabilseydim şu şahsı muhteremlerle...


30 Günlük Kitap Meydan Okuması | 15. Gün

Gün 15: En iyi erkek karakter

Mr. Darcy - Pride and Prejudice


Yazar: Jane Austin
Türkçe İsim: Aşk ve Gurur / Gurur ve Önyargı

Aşk ve Gurur en sevdiğim romanlardan biridir. Keira Knightley ve Matthew Macfadyen'in oyunculukları ile de filminin de tam bir başarı hikayesi olduğunu düşünmüşümdür hep.

Gelelim benim Bay Darcy'me...

Jane Austin'in anlatımı ile Darcy oldukça ciddi, gururlu ve kibirlidir. Yeni tanıştığı insanlara arogant denecek kadar soğuk bir tutum sergiler, kendisi soylu olduğu için farklı sınıftaki insanları hakir görür... 

Elizabeth'e olan aşkını da hep bu zıtlık ve farkılıklar yüzünden itiraf edemez, gurur ve önyargı yüzünden ilişkileri girdaba girer ancak gerçekler ortaya çıkmaya başladıkça peşin hükümlülük maskesi düşer ve yanlışlarını fark ederler.
Jane Austin'in Darcy'sinin bu ikilemden nasıl çıkmaya çalıştığını, çabaladığını okumak, karakterin nasıl geliştiğini resmen kendi içinde büyüdüğünü görmek ve muhteşem Bay Darcy'e dönüşümüne şahit olmak benim için ayrı bir keyif. Aşkı için kendi ile yüzleşmeyi göze alan bir adam... takdire şayandır.

30 Eylül 2014

30 Günlük Kitap Meydan Okuması | 14. Gün

Gün 14: Filmi çekilen ve mahvedilen kitap


Da Vinci'nin Şifresi



Dan Brown'ın akıcı kaleminden çıkan bu kitabı bir solukta okumuştum ancak filmden aynı tadı kesinlikle alamadım.

Tom Hanks Profesör Robert Langdon rolüne bürünememiş, karakter havada kalmış gibi bir his yaratmıştı bende. Audrey Tautou da nedense hayal dünyamda yarattığım Sophie Neveu'dan biraz uzak hatta tam tabiri ile "Fransız" kalmıştı.

Ben oturtamadım...
Belki kitabı okumasaydım daha çok keyif alabilirdim.

28 Eylül 2014

30 Günlük Kitap Meydan Okuması | 13. Gün

Gün 13: Favori yazarın kimdir?


Agatha Christie 



Agatha Mary Clarissa Miller Christie Mollowan (15 Eylül 1890 – 12 Ocak 1976), İngiliz yazar, popüler edebiyatın en önemli isimlerinden biri ve dedektif Hercule Poirot tipinin yaratıcısıdır. Mary Westmacott takma adıyla aşk romanları da yazmıştır. Ancak asıl ününü, yazdığı 80 dedektif romanına ve West End tiyatrolarında sahnelenen oyunlarına borçludur.
(Wikipedia'dan alıntıdır)

Babası Frederick Alvah Millet, Agatha henüz küçük yaştayken öldü. Annesi tarafından evde eğitilen küçük kız, yalnız bir çocukluk geçirdi. Küçük yaşta öyküler yazmaya başladı. 16 yaşında, şan öğrenimi görmek üzere Paris’e yollandıysa da kısa sürede bundan vazgeçti. Ciddi anlamda ilk edebi denemeleri, duygusal konuları ele alan öyküler oldu. 1914’te Albay Archibald Christie adlı bir albay pilot ile evlendi ve yeniden Fransa’ya gitti. Oradayken vakit geçirmek üzere okuduğu dedektif öykülerinin daha iyilerini yazabileceğini düşünerek ilk polis romanı olan The Mysterous Affair at Styles’ı (Styles’daki Esrarengiz Olay) yazdı. Kitap çeşitli yayınevinlerince geri çevrildikten sonra 1920’de Bodley Head Yayınevi tarafından kabul edildi. Styles, Agatha Christie’nin ilk Hercule Poirot’u romanıdır.

Agatha Christie 1926’da 11 gün boyunca kaybolur. Bütün aramalara rağmen bulunamaz. Arabası bir göl kenarında bulunur; ağaçlara çarpmış, bavulları dağılmış bir şekilde.… Amaç, bellidir; “Agatha Christie göle düştü” süsü vermektir. Sonra birden ortaya çıkar Agatha Christie. Ama hiçbir açıklama yapmaz. Kimlerine göre Agatha Christie geçici hafıza kaybına uğradı. Kimilerine göre, Agatha Christie kocasının sevgilisini öldürmek planları yapmak için bilmediği bir yere gitti. Sır, hala meçhul.

Hercule Poirot, zekası, espri yeteneği, keskin gözlemciliği ve Avrupalı inceliği ile seçkinleşen Belçikalı bir dedektiftir. Cinayetleri “küçük gri hücreler” dediği beynini kullanarak çözmesi ve bu arada da İngiliz yüksek sınıfının özel yaşamının saklı yönlerini ortaya dökmesi ile tanınır. Agatha Christie’nin arka arkaya yazmaya başladığı polis romanları Poirot tipine uluslararası ün kazandırdı. Yazar ayrıca Miss Marple adının verdiği bir tip daha yarattı. Sevimli bir yaşlı kız olan amatör dedektif Miss Marple da çok tutuldu. 1928’de ilk kocasından boşanıp Max Mallowan’le evlendikten sonra birçok ülke gezip görme fırsatı bulan Christie’nin romanları 1930’larda çoğunlukla uluslararası mekanlarda geçmeye başladı.

Hayranlarınca her kitabı beğenilmekle birlikte, Agatha Christie’nin edebi kaygılarla yazdığı bazı romanlar eleştirmenlerin de dikkatini çekti. On Küçük Zenci ise polis romanının klasikleri arasındadır. Agatha Christie, İngiliz töre romanı geleneğinde yazdığı polis romanları ile dünya edebiyatında kendine özgü bir yerin sahibi olmuştur.
Christie 1971 yılında, İngiltere'nin en yüksek onur ünvanı olan Britanya İmparatorluğu Kadın Komutanı ünvanını almıştır.Yazar, 12 Ocak 1976 yılında yaşama veda etmiştir.
(Altın Kitaplar'dan alıntıdır)

Her kitabını severek okuduğum bir çok yazar var ama hiçbiri Agatha Christie'nin polisiye zekası kadar hayranlık uyandırmayı başaramadı. Hala her kitabını tıpkı bulmaca çözercesine büyük bir dikkat ve özen ile okumaya özen gösteririm.

Şu ana kadar yazmış olduğu kitapları kronolojik sırası ile; 

1920 - Ölüm Sessiz Geldi / The Mysterious Affair at Styles
1922 - Gizli Düşman / The Secret Adversary
1923 - Dersimiz Cinayet / Murder on the Links also The Murder on the Links
1924 - Kahverengi Elbiseli Adam / The Man in the Brown Suit
1925 - Köşkteki Esrar / The Secret of Chimneys
1926 - Roger Ackroyd Cinayeti / The Murder of Roger Ackroyd
1927 - Büyük Dörtler / The Big Four
1928 - Mavi Trenin Esrarı / The Mystery of the Blue Train
1929 - Dört Neşeli Arkadaş / The Seven Dials Mystery
1930 - Ölüm Çığlığı / The Murder at the Vicarage
1931 - Sittaford Malikanesi'nin Gizemi / The Sittaford Mystery also Murder at Hazelmoor
1932 - Cesetler Ağlamaz / Peril at End House
1933 - Lord Edgware'yi Kim Öldürdü / Lord Edgware Dies also Thirteen at Dinner
1934 - Doğu Ekspresi'nde Cinayet / Murder on the Orient Express
1934 - Ceset Dedi Ki / Why Didn't They Ask Evans? also The Boomerang Clue

1935 - Üç Perdelik Cinayet / Three Act Tragedy also Murder in Three Acts
1935 - Ölüm Diken Üstünde / Death in the Clouds also Death in the Air
1936 - Cinayet Alfabesi / The A.B.C. Murdersalso The Alphabet Murders

1936 - Gece Gelen Ölüm / Murder in Mesopotamia
1936 - Briç Masasında Cinayet / Cards on the Table
1937 - Sessiz Tanık / Dumb Witness also Poirot Loses a Client
1937 - Nil'de Ölüm / Death on the Nile
1938 - Ölümle Randevu / Appointment with Death
1938 - Noel'de Cinayet / Hercule Poirot's Christmas also Murder for Christmas also A Holiday for Murder
1939 - Zehiri Kim Verdi / Murder is Easy also Easy to Kill
1939 - On Küçük Zenci / And Then There Were None also Ten Little Indians also Ten Little Niggers
1940 - Esrarengiz Sanık / Sad Cypress
1940 - İskemlede Beş Ceset / One, Two, Buckle My Shoe also An Overdose of Death also The Patriotic Murders
1941 - Ölüm Oyunu / Evil Under the Sun
1941 - N veya M? / N or M?
1942 - Cesetler Merdiveni / The Body in the Library
1942 - Beş Küçük Domuz / Five Little Pigs also Murder in Retrospect
1942 - Cinayet Reçetesi / The Moving Finger also The Case of the Moving Finger
1944 - Sıfıra Doğru / Towards Zero
1944 - Yılan İçini Döktü / Death Comes as the End
1945 - Şampanyadaki Zehir / Sparkling Cyanide also Remembered Death
1946 - Hollow Malikanesi Cinayeti / The Hollow also Murder After Hours
1948 - Şeytan Dönemeci / Taken at the Flood also There is a Tide...
1949 - Çarpık Evdeki Cesetler / Crooked House
1950 - Cinayet İlanı / A Murder is Announced
1951 - Bağdat'a Geldiler / They Came to Baghdad
1952 - Bayan McGinty'nin Ölümü / Mrs McGinty's Dead
1952 - Zarif Bir Cinayet Gecesi / They Do It with Mirrors also Murder with Mirrors

1953 - Cenazeden Sonra / After the Funeral also Funerals are Fatal also Murder at the Gallop
1953 - Porsuk Ağacı Cinayeti / A Pocket Full of Rye
1954 - Bilinmeyen Hedef / Destination Unknown
1955 - Üç Yanlış Üç Ceset / Hickory Dickory Dock

1956 - Sonuncu Kurban / Dead Man's Folly
1957 - 16.50 Treni / 4.50 from Paddington
1958 - Şahidin Gözleri / Ordeal by Innocence

1959 - Kapı Tekrar Vuruldu / Cat Among the Pigeons
1961 - Ölüm Büyüsü / The Pale Horse
1962 - Kırık Ayna (Ve Ayna Kırıldı) / The Mirror Crack'd from Side to Side
1963 - Ölüm Saatleri / The Clocks

1964 - Ölüm Adası / A Caribbean Mystery
1965 - Cinayetler Oteli / At Bertram's Hotel
1966 - Üçüncü Kız / Third Girl
1967 - Geceyarısı Cinayeti / Endless Night
1968 - Pembe Evdeki Ölü / By the Pricking of My Thumbs
1969 - Elmayı Yılan Isırdı / Hallowe'en Party
1970 - Frankfurt Yolcusu / Passenger to Frankfurt
1971 - Ölüm Meleği / Nemesis
1972 - Filler de Hatırlar / Elephants Can Remember
1973 - Kader Kapısı / Postern of Fate
1975 - Ve Perde İndi / Curtain
1976 - Uyuyan Ölüm / Sleeping Murder



30 Günlük Kitap Meydan Okuması | 12. Gün

Gün 12: Aynı anda hem sevip hem de nefret ettiğin kitap


Otomatik Portakal



Yazar: Anthony Burgess
Yayınevi: Bilgi Yayınevi (şu an İş Bankası Kültür Yayınları basın hakkına sahip)
Orijinal Dil: İngilizce
Çeviri: Aziz Üstel


Yine babamın kitaplığından alıverdiğim bir parça:)

Bendeki baskısı 1973 yılına ait olan ilk baskısı..  Kapak tasarımı bile hem ilgi çekici hem de irite edici değil mi?

Otomatik Portakal'ı okuduğumda hem nefret ettiğimi, hem tiksindiğimi, hem üzüldüğümü, hem de sevdiğimi hatırlıyorum. O kadar çok duyguya aynı anda büründüm ki; hem kitabı fırlatıp atmak hem de bir an önce bitirmek istemiştim.

Kitabın arka kapağından konusu....
Otomatik Portakal yaşantısını şiddet ve seks üzerine kuran bir delikanlı ile onu, beyni yıkanmış bir makine haline getirmek isteyen bir devletin romanıdır. Şiddeti yaşama yolu seçen insanla, şiddeti şiddetle önlemeye çalışan devletin karşılaşmasından ortaya çıkan korkunç bir dünya... Otomatik Portakal rahatsız edici, ürkütücü, öfkelendirici, kaygılandırıcı ama her şeyden önce "insanlığın durumu" üzerine düşündürücü bir romandır.

25 Eylül 2014

30 Günlük Kitap Meydan Okuması | 10. Gün

Gün 10: Evi hatırlatan bir kitap

Mutfak Sesleri




Yazar: Pelin Ülger
Yayın Evi:Cinius

Bir ailenin 80'lerin sonu, 90'ların başında geçen mutfak hikayeleri...
Hikaye sadece anne, baba ve çocuk ilişkisinden ibaret değil. Amcalardan tutun kuzenlere, ananelerden tutun teyzelere, kayınpederlerden tutun eltilere kadar herkesin mutfak hikayesi var bu kitapta. O kadar samimi ve içten anlatılmış ki; ben kendimi çoğu zaman annemin mutfakta yemek yaparken dedikodu yaptığımız zamanlarda ya da geniş aile sofralarında buldum.

Leziz bir tat kaldı damağımda...