Yok sevdiğimden değil inanın, canıma tak ettiğinden!
Hem yazışırken hem de konuşurken mükemmel İngilizcelerini, mükemmel Türkçeleri ile birleştiren insan topluluğu olarak özetleyebilirim sanırım kendilerini.
Haydi birkaç örnekle şenlendirelim durumu:
1- Arkadaşlar anlaşalım. Türkçede "Mrb., Tşk., Svg., Syg." vb kısaltmalar yok.
Doğruları;
Mrb değil, Merhaba.
Slm değil, Selam.
Tşk değil Teşekkürler ya da Teşekkür ederim.
Svg değil Sevgiler ya da Sevgilerimle.
Syg değil Saygılarımla.
Böyle yazarken sonsuz saygısız göründüğünüzün altını, üstünü neresini isterseniz çizmeliyim.
2 harf ekleyecek kadar da yoğun değilsinizdir, değil mi?
Bu arada artık 90'lı yılların mirc odalarında da değilsiniz, bunu belirtmek istedim ki; birazdan a/s/l olayına da girmeyelim.
2- Ben bir Türküm, anadilim de Türkçe. Yabancılarla mesajlaşmadığım sürece yazışmalarımı da Türkçe yapıyorum.
Bu durumda;
Hello, Thnx, Hi girls gibi selam ve kelamları bana yazmanıza gerek yok. Madde 1'in sonundaki gibi yazmanız yeterli.
3- Bilumum toplantılarda "ah ben çok iyi İngilizce biliyorum" geyiklerinden gına geldi.
- Organizasyon mekanı araştırırken "ama cozy bir mekan olsun"
- Deadlinelar nedir?
- Toplantıyı ve meeting roomu set ettik.
- Sunumun hard copysi nerede?
- Bu sunuma bits and pieces bir şeyler eklemek lazım(!). (Pardon ne ekleyelim?!)
- Aaa bu sunum çok challenging. (Yuh! Yok artık!)
Bu örnekleri daha fazla uzatabilirim sanırım... Ama gerek yok. Şu anda bile içim şişti vallahi.
Mail atmak, web sitesi, laptop gibi kavramlar iyice dilimizde, kabul ediyor ve kullanıyorum ama yukarıdakiler bana fazla.
4- Türkçe kısaltmaların olduğu kadar İngilizce kısaltmaların da büyük hayranıyım.
Şu ana kadar karşılaştığım en çarpıcı örnek: 10x demek istediği Thanks yani Teşekkür ederim. Neresinden tutsam elimde kalıyor.
5- Birine mail atıyorsanız hitap edin.
Bazı insanlar var ki; bana e-posta gönderiyor. Kime bölümüne benim ismimi yazıyor ama hitaba "Merhaba" ya da "Selam" diyor ve bırakıyor. Böyle terbiyesizlik olur mu Allah aşkına? Evine gelen insana da "Hoş geldin" yerine "Geç içeri" diyordur bu adabı muaşeret yoksunları!
6- Bizim güzel dilimizde Future Continuous Tense yok. Yani İngilizcede severek kullandığımız "will be V+ing" kalıbının "yapıyor olacağım" ya da "ediyor olacağım" gibi laf salataları şekline dönüşmüş hali Türkçemizde yok.
İtiraf ediyorum: Bir süre kibarlık olsun diye bu kalıbı kullandım ama sonra fark ettim ki -hatta B. de bol bol dalga geçti benimle-, orman kibarlığından başka bir şey değil bu.
- "İlgili metni yarın size iletiyor olacağım" yerine "ilgili metni yarın paylaşacağım" da gayet kibar bir tabir.
Aklıma gelenler şimdilik bunlar.
Haydi kendinize iyi bakın. Yoksa kib mi demem lazımdı?!
![]() |
| Güldür Güldür - Çağlar Çorumlu |
Bu konu ile ilgili görsel ararken Sevgili Güldür Güldür Ekibi'nin skecine rastladım.
Buyurun hislerimin tercümanı Şevket Bey'i izleyin...
http://www.youtube.com/watch?v=nhumx8Ii5qs








